İnsandan.Com Yöneticilerinin bana gönderdiği mail doğrultusunda sizlerede haber vermek istedim, Mersin ve Bursa’da yapılacak olan eğitim günlerini. Katılmak isteyen arkadaşların araştırmalarında yarar var. Özellikle hipnoz konusunda eğitim almak isteyenlerin çok işine yarayabilir. Siteden öğrendiğim kadarıyla kurslar şimdilik Mersin ve Bursa’da olacakmış. İlerleyen dönemlerde ise; Ankara, Antalya, İstanbul ve İzmir’de de eğitim seminerlerinin olacağı belirtiliyor.

Eğitim seminerlerine katılmak için 500 Ytl’lik bir ön kayıt bedeli isteniyor. Bu ödediğiniz bedel kurs ücretinden düşülecekmiş. Ön kayıt ücreti Senem Uzuner Türkiye İş Bankası Pozcu Şubesi / Mersin Hesap No: 6606 0532021 hesabına ödenebilecek.

Mersin’de Birleştirilmiş Hipnoz Eğitimi 8 - 17 Kasım tarihleri arasında , Bursa’da Öğrenci Koçluğu Eğitimi 19 - 22 Kas...

Devami...

1904 yılında İspanya’nın bir köyünde doğan Salvador Dali, sanat ve akademik çevrelerde kâh dahi kâh deli diye anılan, gerçeküstü resimlerde eşsizliğin kapısını açan ve bunu “Babil Kulesi” eseri ile kapatan, doğum günlerinde masa sandalye yerine kullandığı çıplak kızlarla poz veren, kendisine verilen ödülü almak için sahneye Balık Adam kıyafeti ile çıkan, imzasını ilginç bıyığıyla atan, kimilerine göre; korkunç, gülünç, garip, dahi, hediye çocuk ya da tam bir akıl hastasıydı. Sanat ve psikoloji çevrelerinde oldukça ilgi çeken bu şahsına münhasır, dünyaca ünlü ressam aslında en başta bir İKAME çocuktu.

Psikoloji literatüründe “İkame” yani “yerine konan” çocuk terimi, çocuklarının ölümünden sonra onun boşluğunu doldurmak için dünyaya getirilen ya da evlat edinilen çocuk için kullanılır. Ana babanın bu acı kaybı kolay a...

Devami...

21 Eki 2008

Seminer

In: Güncel Konular

EKOL PSİKOLOJİK & PEDAGOJİK DANIŞMANLIK ve EĞİTİM MERKEZİ

EĞİTİMCİ-UZMAN SEMİNERLERİ

1-GELİŞİMSEL YETERSİZLİĞİ OLAN ÇOCUKLARDA DİL GELİŞİMİNİN DESTEKLENMESİ

2-DİL VE KONUŞMA BOZUKLUKLARI

Program Süresi: 2Günlük, Toplam 4 Saat

Program Tarihi:
25 Ekim 2008 Cumartesi saat:10.30 – 12.30

1 Kasım 2008 Cumartesi saat: 16.30 – 18.30

Konuşmacılar: Uzman Psikolog Sezgin Kartal –Uzman Dil Terapisti Elçin Tadıhan

Programımızda I. Bölüm;

Programın Genel Amacı
Dil, istediklerini ve gereksinimlerini ifade etmek, yardım istemek, sohbete katılmak gelişimsel yetersizliği olan çocuklara birçok kapıyı açan becerilerdir. Bu beceriler sayesinde çocuk, çevresini kontrol eder ve çevresinden daha çok şey öğrenir. Bu becerilerin önemi eğitimciler tarafından bilinmesine rağmen, eğitimciler, bu alandaki becerileri öğretmede zorlanmaktadırlar. Çünkü dil geliş...

Devami...

20 Eki 2008

Görünmez Tutku

In: Genel Konular

On yıllık bir evlilik. İki çocuk, çok yoğun çalışan bir eş ve evde boş oturmaktan başka hiçbir şey yapmadığını düşünen bir anne…

Yoğun çalışma saatleri içerisinde hiçbir şeye vakit bulamayan elinden geldiğince  eşini ve çocuklarının yanında olmaya çalışan bir baba…

Eşinin can sıkıntısına son verebilmek adına hayatlarını değiştirecek interneti bağlattığında olacakları tahin edemezdi.

Annemiz  bilgisayar konusunda çok tecrübeli değildi. Bir chat sayfasına girip telefon numarasını kişi bilgilerinin arasında verince işler karıştı. Telefonuna, onunla tanışmak isteyen bir sürü insandan  mesaj geliyordu. Önceleri çok tedirgin oldu. Gelen mesajlara cevap vermedi. Mesajların kendiliğinden sona ermesini bekledi ama nafile. Mesajlar artarak devam ediyordu. Çok komik bulduğu bir mesaja 20  yaşındaki bir kız gibi cevap verdi. Kendince oyun oynuyor ve eğleniyordu. Birkaç gün sonra  sahte bir...

Devami...

26 Eyl 2008

Farklı Tatlar

In: Konuk Yazarlar

FARKLI TATLAR

Her insanın farklı tatlarda algıladığı yaşamlarının mutlaka bir yerde, diğer insanlarla buluştuğuna inanırım hep.
Bazen korkunç açlığımızı gidermek için alınan bir simit ve çay menülerinde bazen de akşam yorgunluğunun atıldığı bir bardak çayda…
Belki aynı kitabı okumuşuzdur, belki aynı filmi izlediğimizden bahsetmişizdir.
İnsanlar yüzyıllardır, ortak noktalarda buluşuyor ve aynı mekânları paylaşıyor.
Güzeli seviyoruz, bir resmi, bir kadeh şampanyayı, futbol maçlarını, bazen de sevmiyoruz. Ve bir arada aynı kentte yaşıyoruz. Çalışıyoruz, aynı pazardan ihtiyaçlarımız gideriyoruz. Aynı mekanlarda eğleniyoruz. Çocuklarımızı alıp gezdiriyoruz.

İlk kahvaltı, ilk çay

Her gün alışılagelmişlik sarsa da bizi uzun bir yolculuğun sonunda daha çok kent özlemi sarmaz mı sizi?
Sabaha karşı biten otobüs yolculuklarının tadını kim yaşamamıştı...

Devami...

İçinde bulunduğumuz kutsal ay bahane edilerek yani daha açıkçası kullanılarak ülkemizde gördüğümüz ya da görmediğimiz köşelerde günün herhangi saatlerinde şiddet uygulanıyor! Nasıl mı ? Şöyle ki: Ramazan ayı, insanların nefisleri ile birlikte tüm tinsel varlıklarını arındırmaları olarak algılanan; hoşgörünün en üst düzeyde ilişkilerde yer aldığı düşünülen ya da öyle olması beklenilen bir aydır. Ancak ne gariptir ki, böylesi beklentiler içinde olunan bu ayda insanlarımızın bazıları inancı patolojikleştirerek, dini alet ederek, ramazanı bahane ederek içlerinde bastırılmış olan kini, nefreti ve saldırganlığı bola saça, marifetmiş gibi gururla toplumun üzerine saçmaktadır. Yaklaşık bir ay içinde, ülkemizi...

Devami...

16 Eyl 2008

Varmış Gibi

In: Konuk Yazarlar

Bonnie Bee diyor ki;

Ey sessizlikler bekleyin beni/ size geliyorum koklanmamış çiçekler.
Bişar Ulutaş….

Öğr. Gör. Yasemin Şimşek ( ysimsek@habergazetesi.com.tr )
VARMIŞ GİBİ, YOKMUŞ GİBİ!…
Eskiden sokaklarda yürünürdü, şimdi apartmanlar arasında…
Tıpkı Barış Manço’nun söylediği gibi…
‘ Hava ayaz mı ayaz, ellerim çeplerimde’…
İlerliyor caddede…
İşte üst geçit…
Işıklar ve yağmurlu bir Samsun sabahı…
xxx

Bir kız görünüyor balkonda…
Astığı çarşafları topluyor…
Bir adam yaklaşıyor başı yerde, umursuz…
xxx

Kaç insan gördü bu yollar?
Kaç kavgaya şahittir?
Ve kaç eğlenceye ve cenazeye?
Ya  kediler!
Ve yağmur ve güneş ve rüzgar…
xxx
Görünmüyor, var ile yok arası…
Apartman  arasına sıkıştırı...

Devami...

16 Eyl 2008

Rüzgar Herşeyi Taşıyor

In: Konuk Yazarlar

Bonnie Bee diyor ki;

Bazen Baragan’ın deve dikenleri gibi ıssız bir bozkırda  yuvarlanıp durursun, bazen de  küçük bir tekne de büyük büyük gemiler yakarsın.

Öğr. Gör. Yasemin Şimşek ( ysimsek@habergazetesi.com.tr )

RÜZGAR HERKESİ TAŞIYOR!
Yaşam hiç kolay değil. Her gün binbir çeşit ilişkiye giriyorsun.
Yerli yersiz, rezil rüsva yada adam akıllı.
Bazıları hırslarının kölesi, bazıları bencil.
Bazıları sözünün eri, bazıları görgüsüz.
Nuh’un gemisinde gibi rüzgar, kanatlarında herkesi taşıyor işte…
xxxxxxxxxx
Can baba, bu durumları ne güzel dile getirirdi.
Pos bıyığının altından çabuk çabuk dökülürdü sözcükler.
‘Sevdiğin kadar sevileceksin,
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer,
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın,
Bir gün yalan söyl...

Devami...

16 Eyl 2008

Bol Nakaratlı Hemde Kafiyesiz

In: Konuk Yazarlar

Bonniebee diyor ki;
‘Bulut mu olsam, gemi mi yoksa?
Balık mı olsam, yosun mu yoksa?
Ne o, ne o, ne o’

Öğr. Gör. Yasemin Şimşek (ysimsek@habergazetesi.com.tr )

BOL NAKARATLI HEM DE KAFİYESİZ

‘Ama balıkları çok severim. Bir de kedileri…’
Bunu, ben yazdım. Bu benim şarkım ve onu mırıldanarak, içimden geldiği gibi besteledim…
Çünkü bazen koskoca bir ip yumağı döner durur başında ve oltayı rast gele savurursun denize.
İp yumağı, hem de en büyüğünden!
Ve zaman geçer, yumak büyür, büyür, büyür de büyür.
Bilirsin her gün yeni birilerinin türediği şarkıcılardan olamayacaksın, -bu bir yetenek durumudur- sen öylesine yazarsın zaten ve bazen de yazdığının üstünü çarçabuk çizersin.
Ve üzerini karalamadığın şaheserinin de devamını getirirsin, bol nakaratlı ve bol kafiyesiz.
Ama bal...

Devami...

Bonniebee diyor ki;
İlk boykot,1880′de İrlandalı arazi sahibi
Mister Boycott’a karşı yapılmış.
Öğr. Gör. Yasemin Şimşek (ysimsek@habergazetesi.com.tr  )
ÇOK GÜZEL VE MUTLU YAŞADIK DEĞİL Mİ?

‘50, 60, 70 ve ya 80’li yıllarda mı büyüdün?
Nasıl oldu da hayatta kalmayı başardın?’
Yıl 1980… Bonniebee o zamanlar 5 yaşında.
Sokaktan eve gelmez bir oyun canavarı, yaramaz bir kız çocuğu. Fakat o yıllarda dışarıda her zaman olduğundan daha fazla bir hareketlilik yaşandığının farkında. Asker ağabeyler bir o yana bir bu yana gezerek dışarıdaki herkesi evine gönderiyor.
Rahmetli Hüseyin ağabeyi o yıllardan bahsederken anımsıyorum.
‘ Samsun’da o yıllarda dört araba vardı ‘ diyerek söze başlardı. Çiftlik caddesi, kadifekale, selahiye, her sokağın, her mahallenin kendine has durumlarından dem vururduk....

Devami...

Son Yorumlar